Mizah Dergisini Kim Çıkardı? Felsefi Bir İnceleme Filozof Bakış Açısıyla Mizah: Varoluş, Bilgi ve Ahlak Felsefenin temellerinde, insanın varoluşu, bilgiye ulaşma şekli ve etik değerlerin ne şekilde biçimlendiği gibi sorular yer alır. Mizah, aslında bu üç temel felsefi alanda derin bir etkileşim yaratır. Her kahkaha, her şaka, bir anlamın sorgulanmasıdır; bir tabunun yıkılması, bir değer yargısının alt üst edilmesidir. Mizah, yalnızca eğlence aracı değil, aynı zamanda insan doğasına dair felsefi bir keşif alanıdır. O zaman soralım: Mizah dergisini kim çıkardı? Bu dergi, sadece eğlence için mi vardı, yoksa gerçeği ve toplumu sorgulayan, bireylerin epistemolojik ve ontolojik algılarını şekillendiren bir araç…
2 YorumEtiket: bir
Hücceten mi Fücceten mi? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarını Anlamak İnsan davranışlarını çözümlemek, kelimelerin gücünü anlamaktan geçer. Her kelime, bir düşünce, bir duygu, bir tutum ve toplumsal bir anlam taşır. Ancak bazen, doğru yazım ve kelime seçimindeki belirsizlikler, toplumsal algıyı ve bireysel kimliği nasıl etkiler? “Hücceten mi, Fücceten mi?” sorusu, kelime seçimlerindeki küçük farkların insan zihninde nasıl farklı yansımalar oluşturduğuna dair önemli bir örnek olabilir. Psikolojik açıdan, bu tür dilsel nüanslar, sadece doğru iletişim kurmak değil, aynı zamanda sosyal kimliklerin, bireysel algıların ve duygusal tepkilerin nasıl şekillendiğini de gösterir. Bu yazıda, “hücceten” ve “fücceten” kelimeleri…
2 YorumGeleneklerin Toplum Yaşamındaki Önemi Nedir? Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Bakışı Tarihe olan merakım, her zaman yalnızca geçmişin kaybolmuş olaylarını incelemekle sınırlı kalmadı. Daha çok, o geçmişin nasıl şekillendiği, hangi kırılma noktalarıyla dönüştüğü ve günümüzle nasıl bir bağ kurduğuydu beni asıl cezbeden. Geçmişi anlamak, sadece eski olayları öğrenmek değil, aynı zamanda bu olayların bizleri nasıl etkilediğini, bugünkü toplum yapısının nasıl biçimlendiğini ve toplumların bir arada yaşamaya dair nasıl değerler geliştirdiğini keşfetmektir. Bu noktada geleneklerin toplum yaşamındaki rolü büyük bir önem taşır. Gelenekler, yalnızca bir toplumun kültürünü değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve siyasi yapısını da şekillendirir.…
2 YorumGalebe Krem Leke ve İzleri: Edebiyatın Dönüştürücü Gücü ve Lekelerin Anlamı Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, kelimelerin en derin anlamlarını ve duygusal etkilerini insan ruhuna işleyerek bir tür iyileşme sürecine dönüşebilir. Bir hikaye, bir karakterin içsel yolculuğunu anlatırken, yalnızca metnin fiziksel bir biçimi değil, aynı zamanda anlamları ve çağrışımları ile de insanı dönüştürebilir. İşte bu noktada, bazen bir leke, bazen de bir krem, içsel dünyamızda bıraktığı izlerle benzer bir etki yaratabilir. “Galebe krem lekelere iyi gelir mi?” sorusu, sadece bir cilt bakım ürünüyle ilgili bir soru olmaktan öte, bize toplumsal ve bireysel lekelerin, izlerin ve bu izlerin onarılmasının…
2 YorumGazhane İsmi Nereden Gelir? Felsefi Bir Bakışla Ele Alınan Kavram ve Anlam Dünya, insanların kavramları ve anlamları nasıl inşa ettikleriyle şekillenir. Her kelime, her isim, arkasında bir düşünsel yapının, bir tarihi sürecin ve bir anlam dünyasının izlerini taşır. Gazhane ismi, sadece bir yer adı ya da mekan tanımlaması olmanın ötesinde, derin bir ontolojik ve epistemolojik sorgulamaya açıktır. Bir filozof olarak, kelimelerin kökenlerine inmek, bu isimlerin çağrıştırdığı düşünsel derinlikleri anlamak, evreni ve insanı anlamaya yönelik yolculuğumuzun bir parçasıdır. Bu yazıda, “Gazhane” isminin kökenini felsefi bir perspektiften ele alacak, etik, epistemoloji ve ontoloji bağlamında sorgulayacağız. Gazhane: Anlamın Derinliklerine Yolculuk Gazhane kelimesi, Osmanlı…
2 YorumTürkçe ve Dil Kolunun Güç İlişkileri: Siyaset Bilimci Bir Bakış Açısı Güç ilişkileri, toplumsal düzenin temel yapı taşlarını oluşturur. Bu ilişkiler, yalnızca bireylerin değil, aynı zamanda devletlerin, kurumların ve ideolojilerin de şekillendiricisi olur. Siyaset bilimi açısından, dilin gücü, bir toplumun siyasi yapısını ve toplumsal dinamiklerini anlamada kritik bir araçtır. Türkçe, bu anlamda yalnızca bir iletişim aracı olmanın ötesine geçer; aynı zamanda siyasi bir güç ilişkisini, ideolojik bir çerçeveyi ve toplumsal bir yapıyı yansıtan bir unsurdur. Türkçe’nin tarihsel ve sosyo-politik gelişimi, toplumun gücü nasıl yapılandırdığını ve nasıl yeniden üretildiğini gösteren önemli bir göstergedir. Türkçe ve İktidar İlişkisi İktidar, dil aracılığıyla pekiştirilir…
2 YorumDünya Sağlık Örgütüne Göre Engellilik Nedir? Eğlenceli Bir Bakış Açısı! Hadi gelin, “engellilik” konusuna biraz daha farklı bir açıdan bakalım. Evet, ciddi bir konu, ama biz onu Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) gözünden mizahi ve eğlenceli bir şekilde ele alalım. Çünkü her şeyde bir parça gülümseme her zaman iyidir, değil mi? 😊 Peki, engellilik nedir? WHO’ya göre, engellilik sadece fiziksel ya da zihinsel bir durumdan ibaret değil. Her ne kadar kafamızda “engelli” kelimesi genellikle bir tekerlekli sandalye veya bir yardımcı cihazla ilişkilendirilse de, WHO bunu biraz daha geniş bir perspektiften ele alıyor. Gelin, konuya hem erkeklerin çözüm odaklı, hem de kadınların…
2 YorumBaş Edebilecek Mi, Nasıl Yazılır? Türkçemizi Katleden İfadelere Karşı Durmalıyız! Baş edebilecek mi, yoksa edemeyecek mi? Bu soruyu sormak dahi, dilimize ne kadar yabancılaştığımızı gözler önüne seriyor. Dil, bir halkın en değerli hazinesidir. Ama ne yazık ki, günümüzde Türkçemiz hızla yozlaşıyor. Özellikle popüler medyada, sosyal medyada ve hatta akademik yazılarda sıkça rastladığımız bir soruyla karşılaşıyoruz: “Baş edebilecek mi, nasıl yazılır?” Peki, bu soruyu sormak gerçekten de yerinde mi? Ya da dildeki bu basit hataları göz ardı etmek, hepimizin ortak dil bilincini zayıflatmaz mı? Bugün, “baş edebilecek mi” ifadesinin doğru yazımını, bu yanlışı doğuran zihniyetin kökenlerini ve Türkçemizin nasıl bir tehdit…
2 YorumBaşlık: Grafit Kalem Ne İşe Yarar? Eğitim ve Öğrenme Perspektifinden Bir Değerlendirme Eğitim, yalnızca bilgi aktarmakla ilgili değildir. Öğrenme, bireyin dünyayı anlamlandırma, düşüncelerini ifade etme ve çevresine katkı sağlama yolculuğudur. Bu yolculuk, bazen basit bir aracın gücüyle dönüştürücü bir hal alır. İşte grafit kalem de, bir yazma aracından çok daha fazlasını ifade eder: Bir öğrenme aracıdır, bir iletişim aracıdır, bir yaratıcılık kapısıdır. Eğitimciler olarak, öğrencilerin düşünce dünyalarını şekillendirebilmek ve onlara kalıcı öğrenme deneyimleri sunabilmek için birçok pedagojik yöntem ve araç kullanıyoruz. Ancak çoğu zaman, en basit araçların en güçlü etkilere sahip olduğunu unuturuz. Grafit kalem işte bu araçlardan biridir. Bazen…
2 YorumFlamlı Kumaş Ne Demek? Edebiyatın Dokusunda Anlatı ve Duygu Kelime, tıpkı kumaş gibi, insan ruhunun derinliklerinden dokunmuş bir yapıdır. Anlatılar, bir araya getirdiğimiz kelimelerle şekillenir; her bir sözcük, içindeki anlamları, hisleri ve duyguları bir araya getirerek farklı bir dünyaya açılan kapılar oluşturur. Edebiyat, tıpkı bir kumaşın her bir ipliği gibi, bireylerin dünyalarını, toplumsal yapılarını ve içsel yolculuklarını ortaya koyar. Bir hikayeyi okurken ya da bir şiiri okurken, kelimelerin gücüyle örülmüş bu dokuların içinde kaybolur, anlamın peşinden sürükleniriz. Bu yazıda, “flamlı kumaş” gibi bir terimi edebiyat perspektifinden ele alarak, kelimelerin ve anlamların dokusuna dair derin bir yolculuğa çıkacağız. Flamlı Kumaşın Anlamı…
2 Yorum