Eski Türkler Neye Tapardı? Felsefi Bir Deneme Felsefenin en derin sorularından biri, insanların inançlarını ve tapınma biçimlerini anlamaktır. İnsanlar, tarih boyunca varlıklarını, doğayı ve evreni nasıl anladılar? İnançları ve tapınmaları, bu anlayışa nasıl şekil verdi? Eski Türklerin tapınma biçimlerine bakarken, yalnızca dini bir pratiği değil, aynı zamanda onların etik, epistemolojik ve ontolojik düşünce yapılarını da keşfederiz. Eski Türkler neye tapardı? sorusu, yüzeyde basit bir soruya benziyor olabilir, ancak onun derinliklerinde pek çok felsefi soruyu barındırıyor. Bu yazı, Eski Türklerin inançları üzerinden bir felsefi çözümleme yaparak, tapınmanın insan doğasıyla, evrenle ve Tanrı’yla olan ilişkisini sorgulamayı amaçlıyor. Tapınmanın Etik Boyutu: İyi ve…
2 YorumEtiket: ve
Bilinç Akışı ve Monolog Tekniği Nedir? Felsefi Bir Bakış Bir Filozofun Bakışı: İçsel Dünyanın Derinliklerine Yolculuk Felsefe, insanın kendi düşüncelerini, varoluşunu ve dünyayı anlamaya çalıştığı bir yolculuktur. Ancak bu yolculuk, her zaman dışsal gerçekliklerle değil, bazen de içsel bir keşif ile mümkündür. Bu içsel dünya, bireyin düşüncelerinin ve duygularının karmaşık bir örüntüsüdür. Peki, bir insanın iç dünyasına nasıl daha derinlemesine inmeyi başarabiliriz? İşte burada devreye giren iki önemli anlatım tekniği bulunur: bilinç akışı ve monolog. Bilinç akışı, bir bireyin zihin dünyasındaki düşüncelerin düzensiz, kesintisiz ve doğal akışını yansıtan bir tekniktir. Monolog ise, bir karakterin kendi iç dünyasına dair düşüncelerini, hislerini…
2 YorumBalığın Yanına En Çok Ne Yakışır? Sofrada Lezzet Kadar Adalet de Olsun Bu yazıyı, sadece “balığın yanına ne yakışır?” sorusunu yanıtlamak için değil; soframızın etrafında kurduğumuz dünyanın adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir olup olmadığını birlikte düşünmek için yazıyorum. Çünkü tabakta gördüğümüz her seçim, görünmeyen pek çok tercihin ve değerin izdüşümü. Gelin, lezzeti toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet merceğinden okuyalım; sofrayı hem damak hem vicdan için zenginleştirelim. Lezzet ve Adalet Arasında Köprü: Balık Eşlikçilerinin Dilinden “Balığın yanına en çok ne yakışır?” dendiğinde akla önce limon, roka, soğan, mevsim salatası, zeytinyağlılar, köz sebzeler, tahıllar ve fermente eşlikçiler gelir. Ama mesele sadece uyumlu…
2 YorumInfluenza Nedir? Belirtileri Nelerdir? Soğuk kış günlerinde hepimiz bir şekilde influenza, yani grip, ile tanışırız. Soğuk algınlığı ile karıştırılabilecek kadar yakın bir hastalık olsa da, influenza çok daha ciddi ve yıkıcı olabilir. Bu yazıda, grip hakkında daha derinlemesine bilgi edinirken, farklı bakış açılarını da keşfedeceğiz. Erkeklerin daha çok veri odaklı, bilimsel bir perspektiften bakmayı tercih ettikleri, kadınların ise toplumsal ve duygusal etkilerini ön planda tuttuğu bir tartışma ortamı oluşturacağız. Hadi, grip hakkında biraz sohbet edelim. Influenza Nedir? Influenza, halk arasında grip olarak bilinen, genellikle kış mevsiminde ortaya çıkan viral bir enfeksiyondur. İnfluenza virüsleri, A, B ve C olmak üzere üç…
2 YorumHangi Peygamber Kürtçe Konuştu? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Kürtçe, dünyanın en eski dillerinden biri olarak, yüzlerce yıl boyunca Orta Doğu’nun farklı köylerinde, kasabalarında ve şehirlerinde konuşulmuştur. Ancak, “hangi peygamber Kürtçe konuştu?” sorusu, dinî ve kültürel anlamda derin bir tartışmayı tetikler. Bu basit bir dil sorusu olmaktan çok, tarih, kültür ve inançlar arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik bir arayışa dönüşür. Hem küresel hem de yerel perspektiflerden baktığınızda, bu sorunun yanıtı çok daha farklı açılardan şekillenir. Kürtçe ve Peygamberler: Yerel Bir Bakış Kürt halkının inançları, dil ve kültürleri, tarih boyunca oldukça güçlü bir şekilde şekillenmiştir. Birçok Kürt, dini inançlarını şekillendirirken, peygamberlerin…
2 YorumMaksim Gazinosu İlk Sahibi Kimdir? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi Güç ilişkilerini, toplumsal düzeni ve bireysel etkileşimleri derinlemesine inceleyen bir siyaset bilimcisi olarak, tarihsel olayların ve kültürel yapılarının arkasında yatan güç dinamiklerini anlamak her zaman ilgimi çekmiştir. Toplumlar, çoğu zaman kurumlar aracılığıyla şekillenir, ideolojiler bu kurumları meşrulaştırırken, bireylerin toplum içindeki rollerini belirler. Pek çok insan, bir dönemin toplumsal yapısını sadece büyük olaylar ve iktidar figürleri üzerinden okur; ancak bazen çok daha küçük ölçekli gelişmeler ve kurumlar, toplumun güç yapılarını anlamada kritik öneme sahip olabilir. Maksim Gazinosu’nun ilk sahibi de, bu bağlamda sadece bir eğlence mekânı…
2 YorumGeometrik Nedir? Örneklerle Anlatımı ve Eğitimdeki Rolü Öğrenmenin gücü, insan hayatında kaydedilen en önemli gelişmelerin başında gelir. Eğitim, yalnızca bilgi aktarmaktan çok daha fazlasıdır; insanları dönüştürür, düşünme biçimlerini değiştirir ve çevrelerine bakış açılarını yeniden şekillendirir. Bu dönüşüm, bireylerin hayatlarına etki ederken, aynı zamanda toplumları da bir bütün olarak dönüştürme potansiyeline sahiptir. Geometri de, bu gücün somut örneklerinden birini sunar. Geometrik şekillerin, kavramların ve ilişkilerin öğrencilere öğretildiği süreç, sadece matematiksel bir bilgi aktarımından çok daha fazlasıdır; çocukların düşünsel yetilerini geliştirmelerine ve dünyayı daha geniş bir perspektiften görmelerine yardımcı olur. Geometri Nedir? Geometrinin Temelleri Geometri, bir şeklin, alanın, hacmin veya uzayda yapılan…
2 YorumGelin Kuşağı Bağlanırken Ne Denir? Pedagojik Bir İnceleme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Geleneksel Ritüellerin Pedagojik Yönü Eğitim, yalnızca okul duvarları arasında gerçekleşen bir süreç değil; toplumsal ve kültürel ritüeller aracılığıyla da öğrenmenin temelleri atılır. Pedagoji, insanların davranışlarını, düşünme biçimlerini ve dünyayı algılayışlarını şekillendiren bir güçtür. Ancak öğrenmenin kaynağı sadece akademik bilgi değildir. Gelişen toplumlarla birlikte eğitim, bireyin toplumsal hayata, kültürel değerlere ve geleneklere entegre olma sürecini de kapsar. İşte bu bağlamda, geleneksel düğün ritüelleri, birer eğitim süreci olarak karşımıza çıkar. Düğünlerde, gelin kuşağının bağlanması, sadece fiziksel bir hareket değil, aynı zamanda toplumsal bir anlam taşır. Bu basit gibi görünen işlem, gelinin…
2 YorumFilm Nereden İzleyebilirim? Geçmişten Günümüze Sinemanın Evrimi ve İzleme Yöntemleri Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişin İzleri, Bugünün Sineması Bir tarihçi olarak geçmişi anlamak, toplumsal dönüşümleri ve kırılma noktalarını keşfetmek, bana her zaman önemli bir yolculuk gibi gelmiştir. Bugün sinemayı konuşurken, sadece bir eğlence aracından çok daha fazlasını ele alıyoruz. Film izleme alışkanlıkları, toplumların teknolojik gelişmeleri, sosyal yapıları ve kültürel değişimleriyle paralel bir biçimde evrim geçirdi. “Film nereden izleyebilirim?” sorusu, aslında bir çağın, bir dönemin, bir teknolojik devrimin hikayesini anlatıyor. Film izleme alışkanlıklarının başlangıcı, 19. yüzyılın sonlarına dayanır. Sinemanın doğuşuyla birlikte, ilk film gösterimleri, tiyatro sahnelerinde yapılan gösterimler gibi halka açık alanlarda…
2 YorumUsul İlmi Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin gücüne inanırım; çünkü kelimeler yalnızca bir anlam taşımakla kalmaz, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inebilen, toplumsal yapıları sorgulayan, düşünceyi şekillendiren, hatta zaman zaman toplumu dönüştüren birer araçtır. Kelimeler ve anlatılar, hem geçmişin izlerini taşır hem de geleceğe dair izler bırakır. Edebiyat, insana dair olan her şeyin, tüm evrensel anlamların derinliklerine inebileceğimiz bir araçtır. Bu bakış açısıyla, “Usul ilmi” gibi derin, soyut bir kavramı bile edebi bir lensle çözümleyebiliriz. Usul ilmi, sadece bir ilim dalı değil, aynı zamanda toplumsal bir yapıyı, düşünsel bir çerçeveyi anlamamıza yardımcı olacak bir anahtar olabilir.…
2 Yorum