İçeriğe geç

Tatlı su midyesi ömrü ne kadardır ?

Tatlı Su Midyesi Ömrü Ne Kadardır? Midyeler, Hayat ve Benim Yavaş Ölümüm

Yaşamak ve yaşlanmak… Bu ikisi o kadar felsefi, o kadar derin konular ki, üzerine düşündükçe insan kendini birden “Hayat, Midye ve Ben” adlı bir dramın başrolünde buluyor. Evet, bu yazıda aslında tatlı su midyesinin ömrü hakkında konuşmak istiyorum, ama konu o kadar derinleşecek ki, kendimi bir anda “ne zaman midye olup da sakinleşeceğim” diye düşünürken buldum.

Günlük hayatta “tatlı su midyesi” dedikçe biraz garip bakışlar alıyorum. “Ya bu ne şimdi? Bir yemek tarifi mi, bilimsel bir açıklama mı?” diye soranlar oluyor. Ama işin aslı o kadar basit değil. Çünkü tatlı su midyesinin ömrü… Durun, önceden yazıya başlamadan önce biraz daha kafamda toparlayıp, midyeyle ilgili derin düşüncelere dalayım.

Tatlı Su Midyesinin Ömrü: Yaşayacak mı, yaşatacak mı?

İzmir’de yaşıyorum ve arkadaş ortamında sürekli espri yaparak zaman geçiriyorum. O kadar rahatım ki, kimi zaman garip sorular soruyorum, mesela “Tatlı su midyesinin ömrü ne kadar?” diye… Sadece bir soru, değil mi? Ama o kadar basit bir soru değil işte.

Tatlı su midyesi yaklaşık 5 yıl kadar yaşamaktadır. Gerçekten, 5 yıl! Şimdi bir düşünün; 5 yıl… Bu, çoğu ilişkiden daha uzun bir süre, değil mi? Bu süre boyunca midyeler denizlerin diplerinde, suyun akışını izleyerek, belki de “Ne zaman ölürüm?” diye düşünerek, kendi dünyalarında bir yaşam sürerler. O kadar sakinler ki, aslında ölüme nasıl yaklaşacaklarını bile bilmezler. Ben de bazen onlara benziyorum; hayatın akışında, belki de soruların cevapsız kaldığı yerlerde, sadece var olmak…

Sahi, sizce de midyeler çok “derin” bir yaratık değil mi? Yavaş yavaş yaşayıp ölüyorlar, tek bir soruları var: Ne zaman gideceğiz? Ah, hayat…

“Tatlı Su Midyesi, O Kadar da Tatlı Değil”

Geçen gün arkadaşlarımla sahilde yürüyordum. İşte tam o anda bir midye kabuğu buldum. Hemen bir şaka yapmak istedim. “Baksanıza, bir tatlı su midyesi ölmüş, ama hayatı boyunca ne kadar mı mutluymuş?” diye seslendim. Arkadaşlarım neşeyle güldüler. Ben de devam ettim, “Bence tatlı su midyesi, hayata bakarken ‘Bir gün gideceğim, ama her şey mükemmel’ demiştir!” dedim.

Gerçekten, tatlı su midyesi… Ne kadar sakin bir varlık. Hayatlarını sadece suyla beslenerek geçiriyorlar. O kadar az şey istiyorlar ki… Belki de gerçek huzuru onlar biliyor. Ama bir yanda da bu ölümlü varlıklar, ya da daha doğrusu “Yaşayan taşlar”, ölümün yakınlığını hiç hissetmeden hayatlarını yaşıyorlar. Midye de yaşlanıyor, ölüyor. Ama bir insan olarak biz buna nasıl bakıyoruz? Gelecek kaygıları, ölecek miyim sorusu… Yani, tatlı su midyesinin o kadar kolayca yaşaması bazen bana fazla huzurlu geliyor.

Ama dediğim gibi, “ne kadar huzurlu o kadar gerçek!”

Tatlı Su Midyesi ile İnsan Arasındaki Bağ: Derin Bir Analiz (Ya da En Azından Benim Yavaş Ölümüm)

Her şeyin sonu olduğunu düşünmek garip bir duygu. Tatlı su midyesi de sonunda ölüyor. Benim içinse bu, insan gibi düşünüp “Eyvah, midye gibi yaşamayı istemiyorum!” dediğim bir an oluyor. O yüzden bazen daha fazla düşünmek beni biraz “midyeli bir hayat” gibi hissettiriyor. O kadar durgun ve sakin bir hayat ki, gerçekten çok korkutucu. Midyeler sürekli “Yavaş yaşa, sakin ol!” demek istiyorlar sanki. Ama ben, bir yandan da bunun kolay olmadığını hissediyorum. Hızlı yaşamak, acele etmek, acele kararlar almak; sanırım hepimizin ortak problemi!

“Daha ne kadar düşünücem ki?!”

Bu ses hep kafamda çınlıyor. Hatta en son bir kafede şöyle konuştum:

“Abi, bir gün midye gibi yaşasam, yalnızca suyun akışına kapılsam, huzurlu olsam… Ama işte o suyun akışı durduğunda, o midye gibi, 5 yılın sonunda gideceğim. Belki de yaşamadan gitmek, sadece durmak ve öyle kalmak bana da çok yakışırdı.”

Arkadaşım bakıp “Yine midye mi?” dedi. Herkes güldü, ama içimde bir his var ki, o kadar derin ve kaybolmuş ki, onu nasıl anlatacağımı bilemiyorum.

Midye ve Ben: Yaşamaya Çalışan Bir İnsan Olarak Ben

Tatlı su midyesinin ömrü 5 yıl, dediğimizde aslında biz insanlara da bir gönderme var gibi hissediyorum. 5 yıl; hem çok kısa hem de uzun bir süre. Bizim de “yaşama” şeklimiz zamanla değişiyor. Ben, kişisel olarak, bazen midyeye benzediğimi düşünüyorum. Yavaş yaşamak, sakinleşmek ve sadece gitmek… Ama bir taraftan da her şeyin üzerine düşünmek, ne olacağına karar vermek… Yani ne kadar midye gibi olmak istesem de, her şeyin sonunda bir soruyu sormak zorundayız:

“Ne kadar hayat ne kadar ölüm?”

Sonuçta, tatlı su midyesinin ömrü ne kadar derseniz, yaklaşık 5 yıl… Ama o 5 yıl boyunca hangi soruları sordular, hangi cevapları buldular, neler hissettiler, kim bilir? Belki de biz insanların yaşamı, bir midyenin yaşamına nazaran daha da karmaşıktır. Ya da belki midyeler, her şeyi çok daha basit ve sade bir şekilde yaşıyorlardır. Gerçekten bilemiyorum. Ama bir şeyi biliyorum:

Hayatla ilgili soruları sorarken, bazen “Tatlı su midyesi ömrü ne kadardır?” diye sormak da, bir yanda cevapsız kalan soruların en güzel halidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet girişTürkçe Forum